Seyülislam Hayri Efendi Meydanı ve Çevresinin Tarihi

By Fresco Cave Suites, Aug 8 2017 07:42AM

Akıllıoğlu Konağının kırmızı ve mavi odaları asıl Ürgüp Kalesi’ne bakar. Bu odalarda kalan konuklar hele akşamdan sonra odalarına yerleşmişlerse, sabah uyandıklarında 1898’den önce dahi Uçhisar Kalesi gibi yüksek ve biçimli bir duvar gibi olan bu devasa kaleyi gördüklerinde güvenliğin zayıf olduğu dönemlerde emniyetli bir konağı gecelemeye seçtiklerine ne kadar memnun olmuşlardır.

Bu kale Anadolu Selçukluları döneminde “Burgut, Berekut, Börügüp Kalesi” olarak geçmektedir. Esas olarak “Burgut Kalesi” doğru olup diğerleri Osmanlıca’nın ünlü seslerindeki okunuş zorluğundandır. Avrupa’daki Hamburg, Petesburg, Salzburg kent isimlerinde olduğu gibi “burg” sözcüğü, sağlam korunaklı kale anlamına gelmektedir ve Türkçe olduğunu sanıyorum. Texier 1863’te basılan Küçük Asya adlı yapıtında “kentin asıl büyük kalesi daha kuzydedir” diyerek Akıllıoğlu Konağının arkasındaki Kadı Kalesini işaret eder.


Eski Hükümet Meydanı olan bu alanın güney-batısında yine kaya bir kale olan Burhan Kalesi vardır. Bu üç kale birbirine tunellerle bağlıdır. Tüm eski evler de tünellerle Ürgüp Kalesi , Kadı Kalesi ve Burhan Kalesine entegre olarak bağlıdır.

Büyük bir olasılıkla Ürgüp de bir yer altı kentine sahiptir ve büyük evler 1826’dan Sened-i İttifak’tan sonra Ayanların saray gelirlerine ortak olmasından sonra yapılmıştır.

Kadı Kalesi adı Anadolu’nun birçok yerinde bulunan ve Ana Tanrıça tapkı yerini içeren “KATU GALA” sözcüğünden gelmiş olmalıdır. Kayseri ve Sivas Sultanı Kadı Burhanettin bölgede kaleleri tahkim ettirmesiyle tanınmıştır. Bu sırada büyük kaleye “Kadı” Dere Mahallesindeki kaleye de “Burhan” adını vermiş olabilir.


Esbelli Kayasının tüm çevresinde taka mezarıların çokça olması ve Kadı Kalesinin özellikle güney yamacının tamamen taka mezarlarla dolu ve birkaç oda mezar da olması burasının kutsal alan olduğunu kanıtlar gibidir. Kadı Kalesinin en üst katında çok özenle oyulmuş beş kemerli aşıtlar ve çok dar tığraz da bunu kanıtlar gibidir.


Zaten hemen yakınındaki Temenni Tepesinin de kutsal alanlığı 1852’ye dek devam etmiştir. Sümerce’de “Temenni-Kurra” sözcüğü kutsal alan, kurban alanı anlamını içermektedir. Burada beş ölü alan mezarların çok olması, yolun dahi mezarlık olması bu kutsal alanlara yakın gömülme arzusunun delilleridir. Tarihsel dönemlerde birçok kral ve sultan ve bunların çocukları taht kavgalarında bölgeye ve bilhassa Ürgüp’e sığınmışlardır. Bunlardan III. Alaaddin Keykubat, IV. Rüknettin Kılıçaslan Ürgüp’te yakalanarak öldürülmüşlerdir. 1852’de Kayseri Valisi Vecihi Paşa Temenni Tepesinin cemaatler arasında tartışma yarattığını görerek, kendince bir çözüm üreterek IV. R. Kılıçaslan adına bir türbe yaptırıp, sembolik bir mezar da yaparak, derviş evi olan dergah tesis etmiştir. R. Kılıçaslan’ın annesi Hıristiyan babası müslüman kendi de bu iki dinin sentezi bir din olan İsmailiye olduğundan Rumlar ve Ürgüp’teki Müslümanlar arasında bir uzlaşma sağlanmıştır. Halk arasında halen de adak adanan ve çeşitli rivayetleri yaşayan kutsal bir mekandır burası.


Kadı Kalesinde mevcut ve Rumlarca Ürgüp’e adı da verilen Aziz Prokopios Kilisesi ve çevresindeki manastır için de burasının tesadüfi seçilmediği tahmin edilebilir. Arkeolog K.T. TÜRKMEN Az. Prokopios Kilisesinin bugün de ayakta olan 10 sütunlu büyük kaya oyma salonun Putperest Tapınağı olduğunda ısrarı da Ana Tanrıça Tapkısı, Putperest ve Hıristiyanların sırayla bu çok güvenli alanı kullandığını beliritir .

Az. Prokopios Kilisesinin çevresinde en az yedi kaya oyma kilise bulunur. Bunlarda kırmızı haç dışında herhangi bir resim yoktur ve haç da çok azdır.


Kadı Kalesinin burcu 1954’te yıkılmıştır. İpek Yolunu görmesi önemli bir mevkide olduğunun kanıtıdır. Bu burcun mimarisi de XIX. Yy gravürlerinde burgu gibidir. Kadı Kalesinden batı yönüne giden tünel tahmini 18 Km olup Nevşehir Kavak köyüne çıkar. Güney-doğu yönüne gidiş-dönüş çift yollu ve 750 metre kadar olan tüneller ise Sivritaş kayasına çıkar ve Kalenin su gereksinimi içindir. Bu tünel PTT, Emniyet Müdürlüğü vb yeni yapılan binaların temelleri nedeniyle bozulmaya uğramıştır.


Karamanoğlu Cami de XIII. Yy. ‘da Kadı ve Burgut Kalesi arasına yapılarak aradaki büyük açıklık kapatılmak istenmiş olabilir. XIX. Yy ortalarına dek Develi Kalesi ile birlikte ve “Ürgüp Kalesi” adı ile geçmektedir. Çimenli ve Temenni kayalarının bitişik ve büyük bir kaya kemer kapı ile Kalenin I. Kapısının burası olduğu söylenir. Ürgüp Kalesi üç kapılı imiş. Bugün dahi mevcut Kaya tünel ve taş kemerli ordu geçiti için yapılmış tahkimat sistemleri ile oldukça sağlam bir kale imiş. Hatta Kadı Burhanettin’in günlüğü olan Bezm ü Rezm adlı eserde Ürgüp Kalesine sığınan Kayseri Valisi için Kadı’nın yazdığı mektupta “Sen Burgut kalesine saklanmakla kurtulduğunu sanıyorsan, oradan çıkmanı da beklerim” cümlesi Ürgüp Kalesine sığınanların kurtulmasının daha kolay olduğunu biraz olsun göstermektedir.


Kadı Kalesi çevresinde çok sayıda Roma Mezarı vardır. Tüneller, tığrazlar ve tığraz taşları bir hayli çok miktarda yer alır. Bu alanlarda İpek Yoluna şile bezi dokumak için cufalık çukurları, tandırlar ve imalat için büyük tandırlarla, şirahne ve bolumlar da çokça bulunmaktadır.


Türkler Anadoluya girdiği zaman Kayakapı ve Esbelli Mahalleleri boşalmıştı. Türklerin 700 atlı ile ilk olarak terkedilmiş Kayakapı Mahallesine yerleştiği sözel olarak söylenir. Önceleri Esatağa Konağı önü çarşı iken Osmanlı döneminde Karamanoğlu Cami çevresi yani Akıllıoğlu Konağı önü çarşı olmuş; Osmanlı son dönemlerde Rum ve Türk bölgesinin birleşim yerine doğru ilerlemiştir.


Tütün Rejisi ve Müdafa-i Hukuk Cemiyeti de bu meydana çok yakındır. Karamanoğlu Camisi güneyinde 1948’de yanan iki katlı Hükümet Konağı ve cezaevi; güney-batısında Türk Hamamı, Halıhane, Tahsinağa Kütüphanesi, bir konak ve havuzlu bir park vardı. 1957 yıllarında Belediyece yıktırıldı.

Son Osmanlı Şeyhülislamlarından Mustafa Hayri Efendi’nin Evi ve mezarı da Karamanoğlu Camisi avlusundadır. İsmet İnönü de 1942’de Ürgüp’e geldiğinde silah arkadaşı ve Ürgüp Belediye başkanı olan İsmail Akıllı’nın evi Akıllıoğlu Konağı Pembe Odada kalmıştır. Meydanın Hemen güneyinde yer alan İnkılap İlkokulu projesi de Mimar Kemalettin Beyindir. Hayri Efendinin gayretleriyle yaptırılmıştır.

Karamanoğlu Camisinin Beylikler dönemine ait kütüphanesinin çok sayıdaki tüm kitapları 1970’li yıllarda camiyi ısıtmak amacıyla yakılmıştır.


Akıllıoğlu Konağının pencerelerinin sunduğu eşsiz görünüm, çevre hakkında rehberinizin sunduğu geçmişin izleri ile zenginleşirken, yaşadığımız günlerin çevre anlayışı hakkında işittiklerimiz bu alan için acil önlemleri önermektedir bize…


METİN : Mustafa KAYA- Emekli Öğretmen/ÇEKÜL Ürgüp Temsilcisi



Add a comment
* Required

 

Screen Shot 2017-08-15 at 09.28.15 Ana Sayfa Dön Screen Shot 2017-08-15 at 09.51.34

Fresco Blog